Uşak Müzesi‘nin tarihî gelişimi, 1970 yılına kadar Müze Memurluğu olarak Halk Eğitim binasında hizmet verdiği dönemle başlar. Müze binası fikri 1966’da ortaya çıkmış, aynı yıl arazi kamulaştırılmış ve 1967-1969 yılları arasında inşa edilen bina, 23 Mayıs 1970’te Uşak Müze Müdürlüğü olarak hizmete açılmıştır.

Müzenin teşhir salonunda, Eski Tunç Çağı’na tarihlenen idoller, gaga ağızlı testiler ve taş baltalar ilk vitrinde yer alır. Diğer vitrinlerde ise Hellenistik ve Roma Dönemi’ne ait pişmiş toprak kaplar ve cam eserler sergilenmektedir. Açık alandaki sergide Roma Dönemi’ne ait mezar stelleri, adak stelleri ve kefaret yazıtları ile Blaundus antik kentinden getirilen heykeller bulunur.
Önemli bir bölümü, müzenin yaptığı kurtarma kazılarında ele geçen altın takılar, diademler, cam kaplar ile çeşitli yollarla müzeye kazandırılan sikkeler oluşturur.
Müzenin en dikkat çekiçi koleksiyonu, 1960’lı yıllarda Uşak çevresinden yurt dışına kaçırılan ve 1993’te Türkiye’ye iadesi sağlanan “Karun Hazineleri” olarak bilinen Lidya dönemi eserlerinden oluşur. Sergide, İkiztepe Tümülüsü’ne ait gümüş eserler, Toptepe Tümülüsü’ne ait altın eserler ve Basmacı Tümülüsü kazısında bulunan Lidya dönemi buluntuları yer alır. Ayrıca tümülüs mezar odalarına ait klineler, volütler ve mezar kapıları da açık alanda sergilenmektedir.
Yurt İçi Turizm Türkiye Gezi Rehberi