<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yurtiçi turizm &#187; Ilk</title>
	<atom:link href="http://yurticiturizm.com/etiket/ilk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yurticiturizm.com</link>
	<description>YURTİÇİ TATİL YERLERİ, YURTİÇİ OTELLER, YURTİÇİ TUR, YURTİÇİ UÇAK BİLETİ, YURTİÇİ GEZİ, YURTİÇİ KÜLTÜR TURLARI, GEMİ TURLARI</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Feb 2010 18:19:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Akçay (Balıkesir)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/akcay-balikesir.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/akcay-balikesir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 08:48:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Balıkesir Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kilometre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1165</guid>
		<description><![CDATA[Akçay, Balıkesir&#8217;in Edremit ilçesine bağlı bir beldedir. Edremit&#8217;e 8 kilometre uzaklıktadır. Türkiye&#8217;nin ilk turizm beldelerinden biridir. İstanbul&#8217;a yakın olmasından dolayı İstanbulluların ve devlet memurların ilgisini çekmiş ve 1980&#8242;lerden sonra gelişimine başlamıştır. 1990&#8242;lı yıllarda altın çağını yaşayan Akçay, su beldesi olarak &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/akcay-balikesir.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akçay, Balıkesir&#8217;in Edremit ilçesine bağlı bir beldedir. Edremit&#8217;e 8 kilometre uzaklıktadır.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ilk turizm beldelerinden biridir. İstanbul&#8217;a yakın olmasından dolayı İstanbulluların ve devlet memurların ilgisini çekmiş ve 1980&#8242;lerden sonra gelişimine başlamıştır. 1990&#8242;lı yıllarda altın çağını yaşayan Akçay, su beldesi olarak da bilinir.</p>
<p>Kaz Dağları&#8217;nın eteklerinde kurulu olan Akçay, küçük bir turizm kasabası iken günümüzde gittikçe şehirleşmektedir. Akçay&#8217;ın uzun ve güzel kıyı kordonunda pekçok çay bahçesi, otel, pansiyon ve dükkânlar bulunur, ayrıca bir de Kaz Dağları&#8217;nın simgesi olan Sarı Kız&#8217;ın bir heykeli bulunur. Beldede 2007 yılı itibariyle bir alışveriş merkezi de açılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/akcay-balikesir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balikesir Kolonyasi</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/balikesir-kolonyasi.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/balikesir-kolonyasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 10:23:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Balıkesir Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kolonya]]></category>
		<category><![CDATA[Markalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1151</guid>
		<description><![CDATA[Balıkesiri Balıkesir yapan değerlerin başında gelir kolonya.Şehrin bir çok noktasında farklı markalar altında onlarca kolonya mağazası görmek mümkün.Özellikle Milli Kuvvetler Caddesi ve çevresinde daha yoğun olarak toplanmışlardır. Misafirliğe gittiğimiz zaman,bayramlarda ,hasta ziyaretlerinde misafirlere ilk ikram edilen neredeyse kolonyadır.Limon kolonyası tütün &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/balikesir-kolonyasi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesiri Balıkesir yapan değerlerin başında gelir kolonya.Şehrin bir çok noktasında farklı markalar altında onlarca kolonya mağazası görmek mümkün.Özellikle Milli Kuvvetler Caddesi ve çevresinde daha yoğun olarak toplanmışlardır.</p>
<p>Misafirliğe gittiğimiz zaman,bayramlarda ,hasta ziyaretlerinde misafirlere ilk ikram edilen neredeyse kolonyadır.Limon kolonyası tütün kolonyası gibi onlarca çeşidi vardır.Ama balıkesir deyince ilk akla gelen şüphesiz bir Balıkesir icadı diyebileceğimiz Zambak kolonyasıdır.Harika kokusu olan bu kolonya çeşidi Balıkesire gelenlerin memleketlerine döndükleri vakit yanlarında mutlaka götürdükleri hediyeler arasındadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/balikesir-kolonyasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaz Daglari Sarikiz Senlikleri (Balıkesir)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/kaz-daglari-sarikiz-senlikleri-balikesir.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/kaz-daglari-sarikiz-senlikleri-balikesir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 10:13:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Balıkesir Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Ayazma]]></category>
		<category><![CDATA[Biga]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Devir]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelenek]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara]]></category>
		<category><![CDATA[Nda]]></category>
		<category><![CDATA[SarıKıZ Tepesi]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Unesco]]></category>
		<category><![CDATA[Zengin]]></category>
		<category><![CDATA[zeus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1136</guid>
		<description><![CDATA[Doğal ve Kültürel Kaynak Değerleri Kaz Dağları, doğal ve kültürel kaynak değerleri açısından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Bu değerler Kaz Dağı kütlesinin tümüne dağılmış durumdadır. Bunlardan Adatepe ( Gargaran Tepesi ), eski Yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/kaz-daglari-sarikiz-senlikleri-balikesir.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1135" title="13 bartın" src="http://yurticiturizm.com/wp-content/uploads/2009/07/13-bartın-300x300.jpg" alt="13 bartın" width="300" height="300" /></p>
<p>Doğal ve Kültürel Kaynak Değerleri</p>
<p>Kaz Dağları, doğal ve kültürel kaynak değerleri açısından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Bu değerler Kaz Dağı kütlesinin tümüne dağılmış durumdadır. Bunlardan Adatepe ( Gargaran Tepesi ), eski Yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan Zeus Sunağı’na ev sahipliği yapar. Tuzla Köyü’nde bulunan 1366 yılında yapılmış olan Hüdavendigar Külliyesi, Çanakkale ve yöresindeki ilk ve orta devir eserlerinden, kitabesi olan ve 600 senedir ayakta olan tek eserdir. Hüdavendigar Camii halen kullanılmaktadır. UNESCO’ dan özel ödül almış, Türkmen kültürünün iş aletlerinden giysilerine, çadırlarından ev gereçlerine kadar yüzlerce ürünün sergilendiği Tahatakuşlar Etnografya Müzesi emekli öğretmen Alibey Kudar tarafından kurulmuştur. Kazdağları’ nda halen geleneksel dokularını hiç bozmadan yaşantılarını devam ettiren Türkmen köylüleri, her sene Ağustos Ayı’nın son 15 günü Sarıkız Tepe’de geleneksel Sarıkız şenliklerinin yöresel kıyafet ve adetlerine uygun olarak yayla yaşantısında çadırlar kurarak, sarıkız Şenlikleri olarak kutlamaktadırlar.</p>
<p>Afrodit’in güzel seçildiği, tarihte bilinen ilk güzellik yarışmasının yapıldığı Ayazma’da halen her yıl Ağustos ayında bu gelenek devam ettirilip Kazdağı Güzeli seçilmektedir.</p>
<p>Kazdağı; Şahindere Kanyonu, Ayazma, Sütüven Göletleri gibi doğal güzellikleri, taş evleri ile dikkat çeken köyleri, orman gözetleme kulelerinin yer aldığı manzara noktaları, şifalı suları, kaplıcaları, Sarıkız Şenlikleri ile dikkat çeken Sarıkız Tepesi gibi daha bir çok doğal ve kültürel zenginliklere sahiptir.</p>
<p>Kazdağları’ nın Coğrafi Özellikleri</p>
<p>Kazdağları, Anadolu yarım adasının kuzeybatısında yer alan, Biga yarım adasının en yüksek dağıdır. Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesini birbirinden ayırır, Kazdağları Çanakkale ve Balıkesir sınırları içerisinde kalmaktadır. Edremit Körfezinin kuzeyini takiben, kuzey doğu-güney batı yönünde60 – 70km. uzunluğunda olan Kazdağları, batıda Dede Dağı, ortada Kazdağı, doğuda Eybek Dağı, kuzeydoğuda Gürgen, Kocakatran, Küçükkatran ve Susuz (Sakar dağı) dağlarından oluşur.</p>
<p>Yer küre yaklaşık 4,5 milyar yaşındadır. Kazdağlarının bulunduğu yer, yaklaşık 200 – 300 milyon yıl önce sığ bir deniz iken killi kumtaşları, kireçtaşları burada çökelmiş, bunlara magmanın yeryüzüne çıkamadan soğuması ile oluşan granit ve benzeri magmatiklerle, yeryüzüne ulaşan volkanların getirdiği lavlarda eklenmiştir. Dünyayı etkileyen geniş jeolojik olaylar neticesinde bu karışım 10-20 km ‘ye ulaşan derinliklere gömülmüştür. Üzerindeki ağır yük ve yerkabuğunun içindeki yüksek ısı nedeniyle başkalaşıma uğramış, ilk özelliklerini yitirmelerine rağmen daha dayanıklı ve daha güzel görünümlü mermerleri, gnaysları ve amfibolit-şistleri oluşturmuşlar. Yine dünyayı etkileyen geniş jeolojik olaylar neticesinde üstündeki örtünün kalkmasıyla yeryüzüne ulaşmış. Yaklaşık 5 milyon yıl önce bu yapının bir kısmı çökerek sular altında kalmış ve Edremit Körfezini, bir kısmı da yükselerek Kazdağları’ nımeydana getirmiştir.</p>
<p>Kazdağları bölgesinin hızla yükselmeye başlaması neticesinde, yamaçlarda dereler oluşmaya başlamıştır. Park sınırları içerisinde sayılamayacak kadar çok küçük dere, 30 yakın akarsu tespit edilmiştir. Bunların en önemlileri Zeytinli Çayı, Kızılkeçili Çayı, Güre çayı, Kuru dere, Manastır çayı, Ihlamur dere, İskele Deresi ve Şahin deresidir.</p>
<p>Bu dereler Milli Park sınırları içerisinde doğmakta, kollar halinde beslenerek güneyden Edremit Körfezine dökülmektedir. Bu kolların en önemlileri Zeytinli Çayını besleyen Ayı Deresi, Alan Deresi, Çeyiz Deresi ve Kaklık Dere, Manastır Çayını besleyen Zığın Dere, Şahin Dereyi besleyen Bıçkı Dere ile Güre Çayını besleyen Pınarbaşı Deresi’ dir.</p>
<p>Mermer, gnays, mikaşist, amfibolit gibi metamorfik kayaçlardan oluşan Kazdağı kütlesinin zirveler düzlüğü ile kıyı şeridi arasında kalan güney yamaçları dereler tarafından oldukça dar ve derin olarak yarılmışlardır. Manastır çayı ve Şahin deresi kendi adları ile anılan Manastır çayı kanyonunu ve ŞahindereKanyonunu oluşturmuşlardır.</p>
<p>Homeros’ un İlyadasında bin pınarlı ida olarak adlandırılan Kazdağları’ nda sayısız pınarlar bulunmaktadır.</p>
<p>Kazdağları’ nın en yüksek üç tepesi Kazdağı Milli park sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla Karataş Tepesi (1774 m) , Baba Tepe (1765 m) , Sarıkız Tepe (1726 m) dir.</p>
<p>Gezi Güzergahları</p>
<p>Kazdağları Milli Parkında gezi güzergahları Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından belirlenmiştir. Milli Parkın ve içerisindeki endemik bitkilerin korunması,yabanıl yaşamın zarar görmemesi için ziyaretçilerin, alan kılavuzu eşliğinde belirlenen güzergahlardagezmelerine izin verilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/kaz-daglari-sarikiz-senlikleri-balikesir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuşadası (Aydın)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/kusadasi-aydin-2.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/kusadasi-aydin-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 13:03:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Agamemnon]]></category>
		<category><![CDATA[Bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[camii]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Didim]]></category>
		<category><![CDATA[Efes]]></category>
		<category><![CDATA[ege bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Neopolis]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale]]></category>
		<category><![CDATA[Ports]]></category>
		<category><![CDATA[Turistik]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1101</guid>
		<description><![CDATA[Kuşadası, Aydın iline bağlı bir ilçedir. İl merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta, Ege Bölgesi&#8217;nin denizle buluştuğu kıyı şeridinde yer almaktadır. Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Milli Park&#8217;ın bulunduğu Dilek Yarımadası ile sınırlanan ilçe merkezi, İzmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/kusadasi-aydin-2.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1100" title="kusadasi" src="http://yurticiturizm.com/wp-content/uploads/2009/07/kusadasi.jpg" alt="kusadasi" width="300" height="293" /></p>
<p>Kuşadası, Aydın iline bağlı bir ilçedir. İl merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta, Ege Bölgesi&#8217;nin denizle buluştuğu kıyı şeridinde yer almaktadır. Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Milli Park&#8217;ın bulunduğu Dilek Yarımadası ile sınırlanan ilçe merkezi, İzmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, Marmaris, Bodrum gibi önemli turistik merkezlerin odağında bulunmaktadır.Nüfusu 54.663&#8242;dür (2007).</p>
<p>Kuşadası Limanı (Ege Ports), Yunanistan&#8217;a ait Samos adasına yakın olması nedeniyle, buraya gelen turistler için Türkiye&#8217;nin ikinci önemli deniz kapısıdır. İlçenin Efes&#8217;e yakınlığı da dış turizmin gelişmesinde etkili olmuştur. Kuzeyde İzmir&#8217;in Selçuk, kuzeydoğuda Germencik, doğu ve güneyde Söke ilçeleriyle çevrilidir. Yüzölçümü 264 km²&#8217;dir.</p>
<p>Türkiye&#8217;de kruvaziyer turizm denince İstanbul&#8217;un ardından Kuşadası gelir. Limanı ise İstanbul Karaköy Limanı&#8217;ndan çok daha güzel ve moderndir.</p>
<p>* NEOPOLİS (Yılancı burnu): Güvercinada’nın biraz ilerisinde, denize uzanan ikinci bir yarımada halindedir. Antik Neopolis’in Kuşadası’nda ilk yerleşme yeri olduğu ve İonlar tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Görünürde birkaç duvar kalıntısı mevcuttur.</p>
<p>* PANİONİON: Kuşadası’na bağlı Güzelçamlı sınırları içinde, Davutlar-Güzelçamlı yolu kenarında, yoldan birkaç yüz metre içeridedir. Tarihte İon Konfederasyonuna bağlı 12 İon şehrinin merkezidir. Ayinlerin ve törenlerin yapıldığı yer burasıdır.</p>
<p>* PYGALE: Kuşadası’nın 3km. kadar kuzeyinde küçük bir yerleşim yeridir. Kuştur Tatil Köyünün yanındaki burun üzerinde bulunmaktadır. Agamemnon tarafından inşa edilmiştir. Dikkate değer bir kalıntıya rastlanmamaktadır.</p>
<p>* KALEİÇİ CAMİİ: Çarşı içindedir. 1618 yılında Sadrazam Öküz Mehmet Paşa (ölümü 1619) tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle “Öküz Mehmet Paşa Camii” adı ile de anılmaktadır. 1830 yılında onarılmıştır. Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır. Tek şerefeli minaresi sağdadır. Caminin giriş kapısının kanatları geometrik geçmeler ve sedef kakmalarla süslenmiştir. Camiyi 12 kenarlı ve 16 pencereli kasnak üzerine bir kubbe örtmektedir.</p>
<p>* ÖKÜZ MEHMET PAŞA KERVANSARAYI: Kuşadası İskelesi yakınındadır. 1618 yılında Sadrazam Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1966 yılında restore edilmiştir. Deniz ticareti için yaptırılan bir Osmanlı Kalesi olup, yaklaşık 18,50*21,60m. ölçülerindeki avlunun etrafını, iki katlı revaklı bir kapalı mekan çevrelemektedir. Kuzeybatı ve Güneydoğudaki köşelerde, arka taraftan üst kata çıkılan iki merdiven vardır. Kervansarayın girişi kuzeydedir. 2.96m. enindeki mermer kapı boşluğu, basık bir kemerle örülmüştür. Kapının sadece bir görünümü vardır. Girişin sağ ve sol tarafında birer kemerle orta mekana bağlanan iki bölüm mevcuttur. Soldakinin, arkaya küçük bir kapı ile bağlandığına bakılarak, eşyaların içeri alındığı emanet bölümü olduğu saptanmıştır. Sağdaki girintinin ise Han’ın giriş ve çıkışını sağlayan görevlilerin yeri olduğu düşünülmüştür. Avlunun ortasında kazı ile açığa çıkartılan şadırvan, bugün havuz haline getirilmiştir.</p>
<p>* Milli Park: Samsun dağlarının Ege Denizine uzantısı olan Dilek yarımadasındaki ormanlık alan, 1966 yılında Milli Park olarak korunmaya alınmıştır. Milli Park 11.000 hektarlık bir alanı kapsamaktadır ve Kuşadası ilçesinin sınırları içinde ve ilçe merkezinin güneyinde yer alır. İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapısı yanında, Akdeniz bölgesinde ender görülen bir bitki örtüsüne sahiptir. Bu özelliğinden dolayı, botanikçilerce yapılan araştırmalarla bilimsel bir değer kazanmıştır. Milli Parkın sahip olduğu doğal çevre, yakın zamanlara kadar kara yolunun bulunmamasının da katkısıyla, kimi yaban hayvanlarının da korunduğu bir alan olagelmiştir. Bu arada soyu yeryüzünde hemen – hemen tükenmek üzere olan türlere de rast gelinmektedir. Bunun en tipik örneği Anadolu Parsıdır. Milli Parkta, çok sayıda sürüngen, memeli hayvan ve kuş türü bulunduğu gibi, bu alanın kıyılarında da Akdeniz’e özgü hemen hemen bütün balık çeşitleri ile deniz kaplumbağaları yaşama ve çoğalma olanağı bulmuşlardır. Akdeniz ülkelerinde korunmaya alınan Akdeniz foku da yörenin tipik hayvanlarındandır. Milli Park alanı içinde bulunan plajlar ve piknik yerleri, ziyaretçiler tarafından Nisan ve Ekim ayları arasında büyük ilgi çekmektedir. Park, ayrıca doğayı sevenler için orman içi patikalarda yürüme ve tırmanma olanakları da sağlamaktadır. Milli Park&#8217;ın güney kesimleri Söke ilçesinde kalmaktadır.</p>
<p>* KADIKALESİ: Kuşadası-Davutlar yolunun 10&#8242;uncu kilometresinde, dar bir yol üzerinde bulunur. Venedik ve Bizanslılar tarafından kullanılan bu kalenin bir bölümü 1976 yılında restore edilmiştir. Kalenin dış surları 6-7 km kadar uzanır. Günümüzde kıyıdan yaklaşık olarak 10 metre kadar uzakta denizin yaklaşık 1-1,5 metre altındadır.. Yerel halk tarafından &#8220;kayalık&#8221; olarak bilinse de aslında kale suru veya limandır. Kadı kalesinin önündeki bölgeye gelindiğinde surlar kıyıya kadar çıkar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/kusadasi-aydin-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Priene Antik Kent (Aydın)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/priene-antik-kent-aydin.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/priene-antik-kent-aydin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 12:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bilge]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Daima]]></category>
		<category><![CDATA[Donanma]]></category>
		<category><![CDATA[Elde]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Ionia]]></category>
		<category><![CDATA[iskender]]></category>
		<category><![CDATA[Kenti]]></category>
		<category><![CDATA[Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Philotas]]></category>
		<category><![CDATA[Priene]]></category>
		<category><![CDATA[Priene Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[sikke]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1097</guid>
		<description><![CDATA[Priene bir çok gezgin için Anadolu’nun batı kıyılarındaki antik yerleşmelerin en çekicisidir belki de. Kalıntılar başka yerlerdekine oranla oldukça iyi koruna gelmiş ve ziyaretçinin yararına en uygun biçimde kazılmıştır, ama onlardan da önemlisi, ören yerinin diğerlerinde kolay kolay elde edilemeyecek &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/priene-antik-kent-aydin.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1096" title="priene" src="http://yurticiturizm.com/wp-content/uploads/2009/07/priene.jpg" alt="priene" width="200" height="158" /></p>
<p>Priene bir çok gezgin için Anadolu’nun batı kıyılarındaki antik yerleşmelerin en çekicisidir belki de. Kalıntılar başka yerlerdekine oranla oldukça iyi koruna gelmiş ve ziyaretçinin yararına en uygun biçimde kazılmıştır, ama onlardan da önemlisi, ören yerinin diğerlerinde kolay kolay elde edilemeyecek bir samimiyet duygusu vermesidir. Priene küçüktür; yapıları da öyle. Çoğu yapı kentin gençlik yıllarına aittir. Burada birçok ören yerinde gözünüze çarpan masif Roma yapıları ile karşılaşmazsınız. Ziyaretçi, kamusal yapılar, sokaklar ve konutlar arasında gezinirken İskender zamanına döndüğünü duyumsar. Priene her şeyden önce bir Yunan kentidir.</p>
<p>Şimdi Turunçlar Köyü’nün yanı başında bulunan ören yeri, kentin ilk kurulduğu yer değildir. İlk yerleşmenin konumu kesinlikle bilinememektedir. Söylenceye göre kent, İon göçleri sırasında son Atina Kralı Kodros’un torunlarından Aipytos tarafından kurulmuş, bu topluluğa daha sonra Philotas adlı birinin başkanlığındaki Thebailılar katılmıştır. Priene daima Atina’yı ana kenti gibi görmüştür. İlk günden İon Birliği’ne üye olur. Bir izine rastlanamayan eski kent, hiç kuşkusuz Maiandros’un çamurları ile örtülüdür. Kentin Pers istilasından büyük zarar gördüğü, bir süre adeta varlığının bile son bulduğu öğrenilmektedir. Fakat sonra, Perslere karşı İ.Ö. 494 yılında yapılan Lade Savaşı’na on iki gemiyle katılacak derecede toparlanmıştır. İlk Priene’den günümüze hiçbir yazıt gelmemiştir; yalnızca bir sikke bilinmektedir.</p>
<p>İki etken, Priene’ye boyutu ile oransız bir önem kazandırdı. Bunlardan biri, kentin antik çağın Yedi Bilge’sinden birini, Bias’ı yetiştirmesiydi. Bias verdiği iki öğüt sayesinde ünlenmişti. Kroisos, İonia’yı ele geçirdikten sonra adalara saldırmak üzere bir donanma hazırlamaya başlamıştı. Bu sırada, adalıları kurtarmak isteyen Bias, Sardeis’e gelmişti. Kroisos’a adalıların bir atlı alayı oluşturarak, saldırıya geçeceklerini söyledi. Kral bundan çok hoşlandı: “Hiçbir şey, adalıların ünlü Lydia atlılar ile karada savaşa atılmaları kadar sevindiremezdi beni.” “O zaman” dedi Bias, “karacı Lydialıların kendileriyle denizde savaşmaya hazırlandıklarını dutunca, sizce adalılar ne düşünüyorlar?” Kroisos karşısındakinin ne demek istediğini anlamıştı. Gemi inşasına son verdi. Daha sonra, Lydia egemenliğinin yerini Perslerinki aldığında Bias, Panionion’da toplanan İonialılara yurtlarını bırakıp, hep birlikte Sardinia’ya yelken açmalarını öğütledi. Orada yeni bir kent kurarak, refah içinde yaşayabileceklerdi. Phokaialılar bir süre önce benzer öğütlere uymuşlardı, Teoslular da bir süre sonra. Ama İonialılar bir türlü yurtlarını bırakmayı kabullenemediler. Bias öylesine büyük bir üne kavuşmuştur ki, çok  sonra Yeni Priene’de İskender de aynı şekilde onurlandırılmıştır; tıpkı Smyrna’da Homeros’un onurlandırılması gibi.</p>
<p>Priene’ye ün kazandıran ikinci etken, Panionion için seçilen yerin Priene toprakları içinde bulunması ve buranın yönetiminden büyük ölçüde Prienelilerin sorumlu olmasıydı. Örneğin, birtakım toplantılara başkanlık edecek kişiyi Prieneliler seçiyordu. Panionion’un kurulduğu kıyı şeridi üzerinde Samoslular da hak iddia etmişlerdi. İki kent arasındaki anlaşmazlık yüzyıllarca sürdü. Ama genelde Priene üstün geldi.</p>
<p>Bu arada Maiandros’un birikintileri kıyı şeridini sürekli daha batıya itiyordu. Kuşkusuz bu nedenle, kentin başka bir yerde yeniden kurulmasına karar verildi. Söz konusu yer, günümüzde kalıntılara rastladığımız yerdir. Yeni kent eskiden Priene’nin limanı olarak kullanılan Naulokhos’ta kurulmuştur. Strabon, Priene’nin başlangıçta kıyıda bulunduğunu, ama kendi zamanında 40 stad, yani yaklaşık 6.5 km. içeride kaldığını belirtir. Eğer bu doğru ise kıyı o dönemde şimdikinden çok daha hızlı bir şekilde ilerlemiş olmalıdır.</p>
<p>Yeni kentin inşasına Büyük İskender’in halkı yakındaki Naulokhos limanından taşıttığı anlaşılır. Genç kral, Ephesos’ta Artemision için sunduğu öneriyi, Priene’de de Athena Tapınağı için tekrarlamıştır: Yapının masrafını karşılayacak, karşılığında ithaf hakkı kendisine verilecektir. Prieneliler, Ephesoslular kadar mağrur ve bağımsız ruhlu yada belki zengin değildiler ve öneriyi kabul ettiler. Priene’deki ilk kazılar İskender’in adını taşıyan ithaf yazıtını ortaya çıkarmıştır. Bugün Londra’daki British Museum ‘da duran yazıt, alışılageldiği gibi sütunların üzerinde uzanan arkhitrava değil, tapınağın bir duvarına yerleştirilmişti. Bunun nedeni, yapının ithaf edildiği dönemde henüz arkhitrava dek erişilmemiş olmasıydı.</p>
<p>İ.Ö. 2. yüzyılda Priene, Pergamon Krallığı’nın yönetimi altındayken, hiç hak etmediği bir felaket ile karşılaştı. Kappadokia Kralı Ariarathes, kardeşi Orophernes tarafından tahttan uzaklaştırılmıştı. Orophernes, krallığı döneminde elindeki 400 talenti Priene’de sakladı. Ariarathes, II. Attalos’un onayıyla Priene topraklarına saldırdı. Kent halkı çareyi Roma’ya başvurmakta buldu. Parayı ellerinde tutabilecekleri konusunda büyük umutlar besliyorlardı. 400 talenti Orophernes’e geri vermek zorunda kalınca, umutlar suya düştü. Üstelik ona gösterdikleri bağlılık yüzünden, çekemedikleri kalmamıştı.</p>
<p>Roma eyaleti Asia’ya bağlı bir kent kimliği altında, Priene de diğerleri gibi, vergi memurlarından ve Mithridates Savaşları’ndan çok zarar gördü. Roma İmparatorluğu ile birlikte genelde daha iyi bir döneme adım atılmasına karşın hangi nedenle bilinmez, Priene yükselen refah düzeyinden pay alamadı. Naulokhos limanı uzun süredir kullanılmaz durumdaydı. Yeni bir liman yapılmış olsa bile, anlaşılan güçlü komşusu Miletos’un rekabeti kentin zararına yol açıyordu. Nasıl olursa olsun, Priene’nin silikleştiği kesindir. Önceki evrelere ait yalın yapıları örtecek dev binalar dikilmemiş ve Priene günümüze gelen en iyi Hellenistik kent örneği olarak kalmıştır.</p>
<p>Kent yüksek bir kayalığın güney eteğindeki eğim üzerine yerleştirilmiştir. Yukarıda, dağın tepesinde antik çağda Telonia adı verilen akropolis yer alır. Telonia ’da bir garnizon vardı. Dört aylık bir dönem için seçilen komutanın, görev süresi için seçilen komutanın, görev süresi içinde garnizondan ayrılması yasaktı. Dorukta savunma duvarının bazı parçalarından başka bir kalıntıya rastlanmamaktır. Buraya tırmananlar için en büyük ödül, tüm kenti ve Maiandros Nehri’nin  menderesler çizerek ufka doğru ilerlediği ovayı içine alan harika panoramayı görmektir. Yukarıya kayalığın sarp tarafındaki dar bir patikadan çıkılabilir. Patika her ne kadar tam anlamıyla tehlikeli değilse de yükseklikten etkilenenler için güçtür. Yolda bazı kaya kabartmaları ile heykel kaidelerinin bulunduğu, küçük ve sevimli bir kutsal yer ile karşılaşılır.</p>
<p>Priene’nin baş tapınağı Athena Tapınağı idi. Ayakta durduğu günlerde, tüm kente egemen konumdaydı. 1868-69 yıllarında İngiliz kazıcılar tapınak duvarlarının bir insan boyu yükseklikte korunageldiği gözlemlemişlerdir.Ancak, sonraki yıllarda buradan taş alan köylülerin geriye bıraktıkları, temellerden pek fazla değildir. Yapının mimarı daha önce Halikarnossos’taki Mausoleion ‘da çalışan Karialı Pytheos’tur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/priene-antik-kent-aydin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Didim Antik Kenti (Aydın)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/didim-antik-kenti-aydin.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/didim-antik-kenti-aydin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 12:57:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[Arkaik]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Didim]]></category>
		<category><![CDATA[Didyma]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Weigand]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniköy]]></category>
		<category><![CDATA[Yoran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1093</guid>
		<description><![CDATA[Didyma (Didim, Yoran, Yeniköy) Antik Kenti Aydın ilinin Söke ilçesi, Yeni Hisar köyü sınırları içerisinde yeralan Didyma, Apollon Tapınağı ile ünlüdür. Didymadaki ilk kazılar 1858de ingilizler tarafından Newtonun başkanlığında yapılmış. 1905te Th. Weigand yönetiminde başlatılan kazılar sistemli temellere dayandırılarak 1937ye &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/didim-antik-kenti-aydin.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1092" title="504" src="http://yurticiturizm.com/wp-content/uploads/2009/07/504-300x201.jpg" alt="504" width="300" height="201" /></p>
<p>Didyma (Didim, Yoran, Yeniköy) Antik Kenti</p>
<p>Aydın ilinin Söke ilçesi, Yeni Hisar köyü sınırları içerisinde yeralan Didyma, Apollon Tapınağı ile ünlüdür.</p>
<p>Didymadaki ilk kazılar 1858de ingilizler tarafından Newtonun başkanlığında yapılmış. 1905te Th. Weigand yönetiminde başlatılan kazılar sistemli temellere dayandırılarak 1937ye kadar sürdürülmüştür. Bu dönemde tapınağın büyük bir kısmı ortaya çıkmıştır. Kazı ve araştırma çalışmaları Alman uzmanlar tarafından hâlen sürdürülmektedir.</p>
<p>Didymaion, Miletusa bağlı bir kâhinin ikamet yeri ve mabet olarak bilinir. Son kazılardan Didymanın sadece bir kâhinin ikametgâhı değil, aynı zamanda yoğun bir yerleşim yeri olduğu da anlaşılmıştır. Arkaik tapınağın yapımına M.Ö. 6. yüzyılın ortalarında başlanıldığına ve yapımının aynı yüzyılın sonlarında tamamlanıldığına inanılır. Helenistik tapınağın yapımına, Büyük iskenderin Perslere karşı elde ettiği zaferden sonra başlanılmıştır. Ancak, kalıntılardan bu Helenistik tapınağın yapımının tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/didim-antik-kenti-aydin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deve Güresleri (Aydın)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/deve-guresleri-aydin.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/deve-guresleri-aydin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 12:41:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[buhur]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Deve güreşleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[İncirliova]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<category><![CDATA[savran]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sonu]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<category><![CDATA[tek hörgüçlü dişi]]></category>
		<category><![CDATA[tülü]]></category>
		<category><![CDATA[Yörük kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Yoz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1079</guid>
		<description><![CDATA[Deve güreşi genellikle Ege (“Selçuk, İzmir”, Manisa, “İncirliova, Aydın”, Muğla, Denizli), Marmara (Balıkesir, Çanakkale) ve Akdeniz (Burdur, Isparta, Antalya), bölgelerinde düzenlenen ve Yörük kültürüyle ilişkili olan güreşlerdir. Deve güreşleri, tek hörgüçlü dişi “yoz” develer ile “buhur” adı verilen çift hörgüçlü &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/deve-guresleri-aydin.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1078" title="800px-Deve_güreşi" src="http://yurticiturizm.com/wp-content/uploads/2009/07/800px-Deve_güreşi-300x225.jpg" alt="800px-Deve_güreşi" width="300" height="225" /></p>
<p>Deve güreşi genellikle Ege (“Selçuk, İzmir”, Manisa, “İncirliova, Aydın”, Muğla, Denizli), Marmara (Balıkesir, Çanakkale) ve Akdeniz (Burdur, Isparta, Antalya), bölgelerinde düzenlenen ve Yörük kültürüyle ilişkili olan güreşlerdir.</p>
<p>Deve güreşleri, tek hörgüçlü dişi “yoz” develer ile “buhur” adı verilen çift hörgüçlü erkek develerin çiftleşmesinden meydana gelen ve “Tülü” adı verilen erkek develer arasında yapılır. Bu develer yalnızca güreş için “Savran” denilen deve bakıcıları tarafından yetiştirilir. Güreş develeri soya dayalı seçilir. Tıpkı atlarda olduğu gibi, güreşçi olacak “Tülü”lerin güreşçi develerin kanından olmasına özen gösterilir.</p>
<p>Deve güreşleri Ayak, Orta, Başaltı ve Baş olmak üzere dört boyda yapılır ve galibiyetler: a. Kaçırtarak, b. Bağırtarak ve c. Yıkarak elde edilir. Develer tıpkı diğer güreşlerde olduğu gibi “pehlivan” olarak adlandırılır ve “cazgır” tarafından anons edilirler. Deve güreşleri genellikle kış aylarında yapılır. Sözgelimi İzmir, Manisa ve Aydın’daki güreşlerin yapılış tarihleri 7 Aralık-15 Mart tarihleri arasındadır.</p>
<p>Ülkemizde geleneksel olarak sürdürülen deve güreşlerinin ilk defa bundan iki yüzyıl kadar önce Aydın ilimizin İncirliova ilçesine bağlı Hıdırbeyli köyünde yapıldığı söylenmektedir. Ancak A.Münis Armağan’ın Batı Anadolu Tarihinde İlginç Olaylar adlı kitabında “Develerin Sonu” bölümünde II. Mahmut döneminde Tire ve civarında deve güreşlerinin yapılmakta olduğu belirtilmektedir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/deve-guresleri-aydin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zelve (Nevşehir)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/zelve-nevsehir.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/zelve-nevsehir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:44:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nevşehir Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1039</guid>
		<description><![CDATA[Avanos&#8217;a 5 km, Paşabağları&#8217;na 1 km uzaklıktaki Zelve, Aktepe&#8217;nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Üç vadiden olaşan Zelve Ören Yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdelidir. Zelve, özellikle IX. ve XIII. yüzyılda Hıristiyanların önemli &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/zelve-nevsehir.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1038" title="Zelve_2" src="http://yurticiturizm.com/wp-content/uploads/2009/07/Zelve_2-300x225.jpg" alt="Zelve_2" width="300" height="225" /></p>
<p>Avanos&#8217;a 5 km, Paşabağları&#8217;na 1 km uzaklıktaki Zelve, Aktepe&#8217;nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Üç vadiden olaşan Zelve Ören Yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdelidir.</p>
<p>Zelve, özellikle IX. ve XIII. yüzyılda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda rahiplere ilk dini seminerler de bu yörede verilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/zelve-nevsehir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihi Mustafapasa Evleri (Nevşehir)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/tarihi-mustafapasa-evleri-nevsehir.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/tarihi-mustafapasa-evleri-nevsehir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:42:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nevşehir Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Cami]]></category>
		<category><![CDATA[Dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Ev]]></category>
		<category><![CDATA[Ezan]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Rafes]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yerli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1035</guid>
		<description><![CDATA[Peribacaları diyarı Kapadokya&#8217;da eski mi eski, şirin mi şirin sessiz, sakin kasabadır. Eski adı Sinasos olarak bilinen günümüz Mustafapaşası. Bir zamanlar henüz köy olduğu yıllarda Rumlarla Türklerin bir arada yaşadığı yıllarda bu kasabada kilisenin çan sesleri ve cami minaresinden yükselen &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/tarihi-mustafapasa-evleri-nevsehir.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1034" title="269" src="http://yurticiturizm.com/wp-content/uploads/2009/07/269-225x300.jpg" alt="269" width="225" height="300" /></p>
<p>Peribacaları diyarı Kapadokya&#8217;da eski mi eski, şirin mi şirin sessiz, sakin kasabadır. Eski adı Sinasos olarak bilinen günümüz Mustafapaşası. Bir zamanlar henüz köy olduğu yıllarda Rumlarla Türklerin bir arada yaşadığı yıllarda bu kasabada kilisenin çan sesleri ve cami minaresinden yükselen ezan sesleri birbirine karışmıştır. 1924 yılında yapılmış olan nüfus değişimine (mübadele) kadar ortadoks Hıristiyanlarının barındığı Mustafapaşa tipik bir müze kenti görünümündedir. Ancak bu kasabada Hıristiyan ve Selçuk ayapı işçiliğinin özgün örneklerini görmek mümkündür. Tarihi evlerin günümüzde de korumaya devam eden, Golgoli adı verilen büyük bir tepenin eteğinde kurulu kasabanın meydanına girdiğinizde ilk göze çarpan 1892 bir rum tarafından inşa edilmiş Otel Sinasos ve biraz ilerisinde kapı taşları inci gibi işlenmiş halı sayış mağazası olarak kullanılan ve faaliyette olan Şakir Paşa Medresesi dikkat çekmektedir. 1981 yılından beri turizm merkezi olarak ilan edilmiş Mustafapaşa&#8217;da Kültür bakanlığı&#8217;nın koruması altına alınmış geçmişin nostaljik anılarıyla iç içe dolu, hemen her biri bir asırlık olan 93 ev vardır. Misafirperver Mustafapaşalılar yerli ve yabancı turistlere hiç çekinmeden kapılarını açarlar. Kapadokya&#8217;ya yolunuz düşerse Mustafapaşa (SİNASOS)&#8217;a uğramayı unutmayınız.</p>
<p>Peribacaları diyarı Kapadokya&#8217;da Ürgüp&#8217;e 5 km, İl merkezi Nevşehir&#8217;e 25 km. uzaklıkta eski mi eski, şirin mi şirin, sessiz, sakin bir kasaba. Kuruluş tarihi kesinlikle bilinmemesine rağmen kasaba merkezindeki ve çevresindeki kilise, cami, manastır ve medreselerden anlaşıldığuı üzere çok eski bir tarihe dayanmaktadır.</p>
<p>Mustafapaşa Kasabasının eski adı &#8220;Sinasos&#8221; tur. Kasaba, doğuda Rafes ve batıda Elevres dağlan zincirinin arasında ve Kapadokya&#8217;ya özgü tüf tabakalarından oluşmuş Golgoli Tepesi&#8217;nin eteğine konumlanmıştır.</p>
<p>Sinasos olarak bilinen kasaba, 1294 mübadelesinden sonra Köy İhtiyar heyeti kararıyla &#8220;MUSTAFAPAŞA&#8221; ismini almış olup, 1966 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur.</p>
<p>Kasabanın 2000 yılı son nüfus sayımına göre 2000 nüfusu mevcuttur. Kasaba kentsel sit, derecelendirilmiş sit, eğitim ve iş dolayısıyla 3500 &#8211; 4000 nüfus göç vermiştir, kasabada 510 konut mevcut olup konut sayısı yetersizliğinden ilçemiz Ürgüp&#8217;e kiracı olarak göç vermektedir. Konut sorunu için ilave imar mplanı çalışmalarımız devam etmektedir.</p>
<p>Kasabada sosyal yaşantı olarak tipik Anadolu insanı yaşantısı sürmektedir. Kasabada 1974 yılında yapılan okul binası ile İlköğretim Okulu mevcut olup kasabaya bağlı Cemil, Taşkınpaşa ve şahinefendi isimli üç köyden taşımalı sistemle öğrenci gelmektedir. Kasabada 1986 yılında hizmete açılmış, 7 personeli ile hizmet veren bir sağlık ocağımız vardır.</p>
<p>1959 yılında mülkiyeti belediyeye ait bir binada halk kütüphanemiz açılmıştır.</p>
<p>Kasabamızda 4 adet cami bulunmakta olup en eskisi 1601 yılında yapılan Merkez Camii&#8217;dir.</p>
<p>kasabamızda 30&#8242; a yakın kilise ve şapel vardır.</p>
<p>Arazinin küçük ve engebeli oluşundan dolayı küçük çapta tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Kasabada halkın en büyük geçim kaynağı inşaat sektörü olup, duvar, sıva, fayans, mermer ve alçı ustaları ilimiz inşaat sektöründe çalışmaktadırlar.</p>
<p>Mustafapaşa tarihi doku özelliğine rağmen turizm sektörüne çok geç girmiş fakat son 10 yıl içinde otel, motel, pansiyon, Kamping ve ev pansiyonculuğu ile toplam 600 yatak kapasitesine ulaşmıştır.</p>
<p>Belediyemiz halk taşımacılığı otobüsleriyle ilçe merkezine taşımacılık yapmaktadır. Alt yapı olarak mahallelerin kanalizasyon ve atık su hatları kasabada mevcuttur, kasabanın eski ve yeni içme suyu şebeke hattı mevcut olup su sorunumuz yoktur. Kasabanın asayiş ve güvenliği açısından halkın birbirini tanıması ve yabancı nüfusun olmayışından dolayı sıkıntı yoktur. Mustafapaşa&#8217;nın alt yapısı tamamlanmış olup yerli ve yabancı turizm yatırımlarının kapadokya gibi güzide bir yerde turizm merkezi Mustafapaşa&#8217;ya yönlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/tarihi-mustafapasa-evleri-nevsehir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Testi Kebabi (Nevşehir)</title>
		<link>http://yurticiturizm.com/testi-kebabi-nevsehir.html</link>
		<comments>http://yurticiturizm.com/testi-kebabi-nevsehir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 11:25:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nevşehir Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehirin testi kebabı]]></category>
		<category><![CDATA[Saate]]></category>
		<category><![CDATA[Testi Kebabi]]></category>
		<category><![CDATA[Testi Kebabi nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Testi Kebabi tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[Testi Kebabi yapılışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yurticiturizm.com/?p=1010</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler * 1 adet testi * 3 kg kuşbaşı doğranmış et (orta yağlı koyun eti tercih edilir) * 1 kg domates * 300 g sarımsak * 200 g sivri Biber * 200 g tereyağı * Tuz, karabiber Hazırlanışı 1. Doğranmış &#8230; <a href="http://yurticiturizm.com/testi-kebabi-nevsehir.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1009" title="DSC03274" src="http://yurticiturizm.com/wp-content/uploads/2009/07/DSC03274-300x225.jpg" alt="DSC03274" width="300" height="225" /></p>
<p>Malzemeler</p>
<p>* 1 adet testi<br />
* 3 kg kuşbaşı doğranmış et (orta yağlı koyun eti tercih edilir)<br />
* 1 kg domates<br />
* 300 g sarımsak<br />
* 200 g sivri Biber<br />
* 200 g tereyağı<br />
* Tuz, karabiber</p>
<p>Hazırlanışı</p>
<p>1. Doğranmış domates, sivri biber, sarımsak, tuz ve karabiber kuşbaşı ete katılarak ezmeden iyice karıştırılır.<br />
2. Karıştırılan malzeme içi iyice yıkanmış bir testinin içerisine doldurulur, en üste tereyağı konulur.<br />
3. Testinin ağzı hamur ile kapatılır ve ortası hafif açılır.<br />
4. Genellikle açık havada odun veya meşe kömürü yakılmış bir ateşte pişirilir.<br />
5. İki saate yakın bir zamanda pişen yemeği ilk defa yapanlara meşe kömürüyle yapmaları tavsiye edilir.<br />
6. Yemek piştikten sonra testi kırılarak yemek testinin içinden servis yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yurticiturizm.com/testi-kebabi-nevsehir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
