Antalya İlçeleri
->

* Akseki
* Aksu
* Alanya
* Döşemealtı
* Elmalı
* Finike
* Gazipaşa
* Gündoğmuş
* İbradi
* Kale
* Kaş
* Kemer
* Kepez
* Konyaaltı
* Korkuteli
* Kumluca
* Manavgat
* Muratpaşa
* Serik
->

* Akseki
* Aksu
* Alanya
* Döşemealtı
* Elmalı
* Finike
* Gazipaşa
* Gündoğmuş
* İbradi
* Kale
* Kaş
* Kemer
* Kepez
* Konyaaltı
* Korkuteli
* Kumluca
* Manavgat
* Muratpaşa
* Serik

Alanya, Antalya iline bağlı ilçedir. Antalya’ya 140 km uzaklıktadır.
Akdeniz’in en uzun sahiline sahip olan ALANYA, dünyaca ünlü plajları ve doğal güzellikleriye 12 ay boyunca yerli ve özellikle yabancı turistlerin gözde turizm yeridir. Denizi, kumu, güneşi, kalesi ve Selçuklu ve Osmanlıdan kalma tarihi eserleriyle meşhurdur. Nüfusu 95.000′dır.(2010
Tarihi
Alanya Tarihi TersanesiAlanya, Antik çağlarda korsanlara, Bizans döneminde derebeylerin ev sahipliği yapmış ve nihayet Anadolu Selçukluları döneminde de başkentliğe yükselmiş ender güzellikteki tarihi bir şehirdir.
Alanya antik çağda Pamfilya ile Klikya arasında yer almıştır. Heradot’a göre bu bölgenin insanları Truva savaşı sonrası Anadolu’ya dağılan insanların soyundan gelir.
Yapılan araştırmalarda (Kadıini Mağarası-1957) ilk yerleşimin günümüzden 20 bin yıl öncesine üst paleotik döneme kadar uzandığı anlaşılmıştır.
Tarihte bilinen ilk adı Coracesium’dur. M.Ö. 4. yüzyılda Persler’in istilası altındadır. Daha sonra korsanların barınağı olmuştur. M.Ö. 139 yılında Seleki kralı kenti istila etse de korsanların barınağı olmaktan kurtulamamıştır. M.Ö. 65 yılında Romalı komutan Magnus Pompeius tarafından Roma İmparatorluğu topraklarına katılan şehir, Roma’nın çöküşü ile Bizans döneminde adı da “güzel dağ” anlamında Kalonoros olur.
1204 yılında Haçlı orduları’nın İstanbul’da Latin İmparatorluğu’nu kurması üzerine Anadoluda bir otorite boşluğu doğmuştur. Bir derebeyi olan Kyr Vart Kalonoros’ta hakimiyeti sağlamıştır.
Kent, 1221 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından ele geçirilmiştir. Sultan Alaaddin Keykubat derebeyi Kyr Vart’ın kızıyla evlenerek kenti yeniletmiş ve kışlık başkent yapmıştır. Kentin adını da Alaiye olarak değiştirmiştir. Alaaddin Keykubat döneminde şehir en parlak günlerini yaşar. Bugünkü kale, tersane ve hala ayakta duran yapıların birçoğu o dönemdendir.
1300 yılında Anadolu Selçukluları’nın dağılması sonucu şehir Karamanoğlu Beyliği’nin egemenliğine girer. Konya merkezli Karamanoğulları, 1427 yılında şehri 5 bin altın karşılığı Mısır Memluk Sultanlığı’na satar.
Nihayet Anadoluda birliğin sağlanması ve Osmanlı Beyliği’nin öne çıkması ile Alaiye, 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı Devleti topraklarına dahil edilir.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Alaiye, önce Kıbrıs eyaletine bağlanır(1571), ardından Konya Vilayetinin sancağı yapılır (1864), sonra Antalya sancağına (1868) ve nihayet 1871 yılında da Antalya’nın ilçesi yapılır.
Cumhuriyetle birlikte Mustafa Kemal’in önerisi ile Alanya adını alır.
Görülmesi gereken yerler
Alanya Kalesi, Kaleiçi, Süleymaniye Camii ve Kervansaray.
Kızıl Kule, 33 metre yüksekliğinde kırmızı tuğladan yapılmış bu güzel altıgen Selçuklu yapısı içinde bir de Etnoğrafya müzesi var.
Selçuklu Tersanesi
Damlataş Mağrası, ortalama sıcaklık 22 °C ve %96 nem oranı.
Dim Mağarası, 350 metre uzunluğunda.
Ehmedek, Alanya’yı en net görebileceğiniz yer.
Fosforlu Mağara
Korsanlar Mağarası
Alanya Yaylası
Andızlı Camii
Alanya Süleymaniye Camii
Turizmi
Kleopatra Plajı Alanya, ülke turizminde önemli paya sahiptir. 1980′li yıllarda başlayan turizm atılımı sayesinde şehir, bugünkü halini almıştır. İlk başlarda apart otellerin yoğun olduğu ilçede, günümüzde 1.000 kişi kapasiteli tesislerden 3.500 kişi kapasiteli devasa tesislere kadar pek çok çeşit ve türde turistik tesis mevcuttur.
Piknik alanları
Dim Çayı
Söbüçimen Yaylası
Seyricek Yaylası
Oba Çayı
Türbelinans Yaylası
Gedevet Yaylası
Söğüt Yaylası
Dereköy Yaylası
Sapadere Kanyonu
Gölbel Yaylası(Kestel’e ait)
Kozarası Yaylası
Sedre Camping-piknik alanı
Çayarası Yaylası
Parkorman
Kaynak: wikipedia

Damlataş Mağarası, Antalya’nın Alanya ilçesinde deniz kıyısında bir mağaradır. Alanya şehir merkezine 3km uzaklıkta bulunmaktadır.
1948 yılında liman inşaatında kullanılmak üzere taş ocağı olarak tespit olunan bugünkü yerinde, bir dinamit ateşlenmesi sonucu bulunmuştur. Birbirinden güzel binlerce sarkıt ve dikitlerle süslü bu mağara hemen koruma altına alınıp mağara hakkında araştırmalara başlanmıştır. Mağaranın kapısından içeri girince 45-50m uzunluğunda bir geçit, 13-14m çapında ve 15m yüksekliğinde silindirik bir boşluk, ayrıca 15000 senede oluşmuş sütunlar vardır. Mağaranın iki katlı olan boşluğu 2500m3 hava ihtiva etmektedir. İçindeki ısı yaz-kış 22,3 °C’dir. Nispi nem %98’dir. Mağara dış tesirlerden arınmış olup havasında bol miktarda asit karbonik vardır. Hava basıncı deniz seviyesinden biraz aşağıda olmasına rağmen 760mm’dir. Mağara boşluğunun tamamı 180-200m2’dir. Mağara etrafındaki kalınlık 10m’yi bulduğu için çökme ihtimali yoktur. Senenin 5-6 ayında devamlı damlar. Mağaranın astıma iyi gelen dört vasfı olduğu tespit edilmiştir. Mağaranın ortamında bulunan normalde 8-10 misli fazla karbondioksit, yüksek oranda nem, alçak sühunet, radyoaktive gibi unsurların ilk ikisinin astıma iyi geldiği, diğer ikisinin de yardımcı faktör olarak kabul edildiği bilinmektedir.
Kaynak: wikipedia